ABD’nin Venezuela lideri Nicolás Maduro’yu alıkoymasıyla başlayan jeopolitik hareketlilik, beklentilerin aksine Wall Street’te büyük bir sarsıntıya yol açmadı. YahooFinance’in haberine göre, piyasaların bu “tarihi” gelişmeyi neden fiyatlamadığı ve hatta pozitif karşıladığı sorusunun yanıtı, yatırımcıların değişen önceliklerinde ve küresel ekonominin yeni dinamiklerinde yatıyor.
Piyasaların odak noktası değişti
Yatırımcılar, Venezuela’daki rejim değişikliğinden ziyade, 2025 yılından bu yana piyasaları domine eden ana temalara kilitlenmiş durumda. Wall Street’in ajandasında birinci sırayı yapay zekâ (AI) rallisinin devamlılığı, şirket bilançoları ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikaları alıyor. Bu güçlü makroekonomik temalar, jeopolitik riskleri gölgede bırakıyor.
Venezuela’nın ‘küresel ekonomide yeri yok’
Gabelli Funds Portföy Yöneticisi John Belton’a göre, piyasanın ABD operasyonunu adeta “omuz silkerek” karşılamasının temel nedeni, Venezuela’nın küresel çaptaki mevcut ekonomik nüfuzunun zayıflığı. Belton’a göre, Venezuela’daki gelişmeler ne şirketlerin temel göstergelerini ne de küresel ekonomiyi derinden etkileyecek bir büyüklüğe sahip.
Wall Street ‘zorla barış’ bekliyor
Kıdemli piyasa analisti Ed Yardeni, borsadaki olumlu havayı “büyüleyici” olarak nitelendiriyor. Yardeni piyasanın Maduro’nun tutuklanmasını bir riskten ziyade “güç yoluyla barış”ın tesisi şeklinde okuduğunu belirtiyor. Benzer şekilde FedWatch Advisors’tan Ben Emons da bu gelişmenin yatırımcılar nezdinde bir “risk iştahı” yaratabileceğini, tıpkı 2016’daki Brexit veya Trump’ın ilk seçimi gibi emtia ve hisse senetlerinde ralliyi tetikleyebileceğini savunuyor.
Madalyonun diğer yüzü
Piyasalar şu an için iyimser olsa da Academy Securities’ten Peter Tchir gibi bazı uzmanlar, Venezuela petrolünün en büyük alıcısı olan Çin’in tepkisinin hafife alınmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Ayrıca, Chevron, Exxon ve ConocoPhillips gibi enerji devlerinin hisseleri olası yatırımlar beklentisiyle yükselse de uzmanlar Venezuela’nın zarar gören petrol altyapısını onarmanın on milyarlarca dolar ve uzun yıllar gerektireceğini hatırlatıyor.

