ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalayıp ülkeden çıkarmasının ardından küresel yatırımcılar artan jeopolitik risklerle karşı karşıya kaldı. Uzmanlar, gelişmenin uzun vadede Venezuela’nın dev petrol rezervlerinin yeniden piyasaya kazandırılmasını sağlayabileceğini, ancak kısa vadede finansal piyasalarda temkinli bir havanın oluşabileceğini belirtiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın kontrolünü üstleneceklerini duyururken, Maduro’nun New York’taki bir gözaltı merkezinde yargılanmayı beklediği bildirildi. Bu müdahale, 1989’daki Panama işgalinden bu yana Latin Amerika’da ABD’nin doğrudan gerçekleştirdiği en büyük askeri operasyon olarak öne çıkıyor.
2026 yılının başında Wall Street endeksleri yükselişle kapatmış, dolar ise başlıca para birimleri karşısında değer kazanmıştı. Saltmarsh Economics’ten ekonomist Marchel Alexandrovich, Maduro’nun devrilmesinin yatırımcıları geçmiş ABD yönetimlerine kıyasla çok daha yüksek jeopolitik riskle karşı karşıya bıraktığını vurguladı.
Eski PIMCO CEO’su Mohamed El-Erian, petrol ve altın fiyatlarının farklı yönde hareket edebileceğine dikkat çekti. Petrol arz beklentisiyle düşüş gösterebilirken, altın güvenli liman talebiyle yükselebilir.
Trump, ABD’li petrol şirketlerinin Venezuela’daki üretimi yeniden canlandırmak için milyarlarca dolarlık yatırım yapmaya hazır olduğunu belirtti. Ancak analistler, ülkenin üretim kapasitesinin altyapı eksiklikleri ve geçmiş kamulaştırmalar nedeniyle toparlanmasının yıllar sürebileceğini söylüyor.
Uzmanlar, yatırımcıların güvenlik sorunları, siyasi belirsizlik ve hukuki riskleri göz önünde bulundurması gerektiğini vurguluyor. Franklin Templeton Institute Baş Stratejisti Stephen Dover, uzun vadede Venezuela’nın istikrarlı bir petrol tedarikçisi olabileceğini, ancak bunun ciddi yatırımlar ve siyasi istikrar gerektirdiğini belirtiyor.

