Basra Körfezi’nin kuzeyinde küçük bir mercan adası, İran’ın en hassas hedeflerinden ve vurulması en kolay yerlerden biri konumunda. Ancak Harg Adası, ABD ve İsrail’in bombardıman harekâtında şu ana kadar kasten hedef alınmadı.
Financial Times’ın haberine göre, Harg’a yönelik saldırıların Washington için uzun zamandır kırmızı çizgi konumunda. Trump yönetiminin bu çok önemli ihracat merkeziyle nasıl başa çıkacağı sorusu tansiyonu her geçen gün artan savaşın en önemli gündem maddeleri arasında. Zira adaya ne olacağı İran’a yönelik uzun vadeli stratejisini de ilgilendiriyor.
Ekonominin can damarı ve savunmasız bir hedef
İran kıyılarının yaklaşık 25 kilometre açığında bulunan Harg Adası, günde 7 milyon varile kadar petrol yükleme kapasitesiyle 1960’lardan bu yana ülkenin ana ham petrol ihracat terminali olarak hizmet veriyor.
Adanın İran kıyılarının sığ olması nedeniyle ülkenin yurtdışına sattığı her 10 varil petrolden dokuzu buradan yükleniyor. Harg’ın önemini vurgulayan eski ABD İran özel elçisi yardımcısı Richard Nephew durumu, “O ada olmasa ekonomi dibe vurur” diyerek özetliyor.
Güneyde kümelenmiş depolama tankları ve dev tanker iskeleleriyle oldukça korunmasız olan tesis, İran-Irak savaşında da ağır bombardımana tutulmuştu.
Bölgesel krizin ortasında tam kapasite mesai
İran’ın komşu ülkelerin enerji altyapısına yönelik saldırıları ve İsrail’in Tahran’daki ana yakıt depolarını vurarak devasa yangınlara yol açmasına rağmen, Harg’a yönelik hiçbir saldırı gerçekleşmedi. Aksine, terminalin savaşın ortasında bile tam kapasiteyle çalışmaya devam ettiği görülüyor.
Terminalin operasyonel gücünü kanıtlayan en somut veri ise tanker hareketliliği. Gemi takip sistemlerini yanıltmaya yönelik yanıltıcı sinyallere rağmen analistler, cuma gecesi dev bir ham petrol tankerinin çatışmalar nedeniyle diğer gemilere kapalı olan Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini tespit etti.
ABD Başkanı Donald Trump hedefleri genişleteceğinin sinyalini verirken, FT haberine göre bölgedeki bir enerji yöneticisi, “Benim endişem ABD’nin Harg’ı vurma fikrine sıcak bakması ve sonrasında kılıçların çekilmesidir” diyerek tansiyonun yükselebileceğine dikkat çekiyor.
İsrail İran’da felaket istiyor
İsrail İran’ın enerji altyapısına saldırılması konusunda baskı yapıyor. İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, ekonomiyi felç etmek ve rejimi devirmek için “İran’ın tüm petrol sahalarını ve Harg Adası’ndaki enerji endüstrisini yok etme” çağrısında bulundu.
Ancak uzmanlar bu hamlenin risklerine dikkat çekiyor. Columbia Üniversitesi’nden Nephew, Harg’a yapılacak bir saldırının İran’ı Körfez ülkelerinin petrol altyapısını hedef almaya itebileceğini belirtiyor.
Nephew, “Eğer rejim değişikliği başarılı olursa, bu durum halef hükümeti son derece zayıflatır. Bu, Harg Adası’nın hedeflenmeyeceği anlamına gelmiyor, ancak şu ana kadar neden hedeflenmediğini açıklıyor” diyor.
Savaş sonrası İran senaryoları ve ABD’nin kırmızı çizgisi
Beyaz Saray’ın stratejisi, savaş sonrası İran yönetimini kendi istedikleri biçimde inşa etme çabasıyla şekilleniyor. Beyaz Saray Ulusal Enerji Hakimiyeti Konseyi İdari Direktörü Jarrod Agen, nihai hedefin “tüm petrolü teröristlerin ellerinden almak” olduğunu ifade ediyor.
Hudson Enstitüsü’nden Michael Doran ise Harg’ın uzun süredir Amerikan yönetiminin bir kırmızı çizgisi olduğunu vurgulayarak, “ABD, savaş sonrası İran ekonomisinin temelini yok etmek istemiyor” diyor.
Doran, petrol fiyatlarında artış istemeyen ABD’nin belirlediği çerçeveye İsrail’in de uymak zorunda olduğunun altını çiziyor.
Operasyonel iş bölümü ve rejim değişikliği hedefi
İsrail ve ABD orduları taarruzu coğrafi olarak bölüşmüş durumda; İsrail jetleri batı ve orta İran’ı vururken, ABD güçleri Harg’ı da içeren güney kanadından sorumlu.
İran petrolünün ezici çoğunluğunun Çin’e akması ve Pekin ile ilişkilerin önemi de adanın güvenliğinde rol oynuyor.

