Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantı 2,5 saat sürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu.
Dış politikada Suriye ve İran bağlamındaki kritik gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Erdoğan, son Kabine toplantısından bu yana millete ve memlekete hizmet yolunda çalışmaları büyük bir coşkuyla devam ettirdiklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin dış politikasında Türk Dünyası müstesna bir konuma sahiptir. Türk Dünyası çok ciddi bir gücü ve potansiyeli temsil etmektedir. Bu devasa potansiyeli en güzel şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. zirvesine Türkiye’de ev sahipliği yapacağız. Özbekistanla ikili ticaret hacmimizi son 10 yılda 3 kat artırdık. Özbekistan asrın felaketini yaşadığımız günlerde yardımımıza koşan ilk ülkelerden biriydi.
2025’te turizm geliri yüzde 6,8’lik artışla 62,2 milyar dolara ulaştı
Küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı 2025 yılının, enflasyondan ihracata temel ekonomik göstergelerde ümitvar bir şekilde kapatıldığını hatırlatan Erdoğan, geçen günlerde açıklanan verilerin turizmde de yüzlerin gülmesine vesile olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, oldukça iyi başlayan ancak bölgesel krizler sebebiyle bir ara zorlanan Türk turizminin 2025 yılını rekorla tamamladığının altını çizdi.
TÜİK tarafından açıklanan en son verilere göre, 2025 yılında turizm gelirinin yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştığına dikkati çeken Erdoğan, tüm zamanların rekoru olan bu rakamla 64 milyar dolarlık hedefin de üzerine çıktıklarını kaydetti.
Erdoğan, “Bizim için önemli bir diğer veri, kişi başı gecelik harcama. Orada da rekor kırıldı. 2025 yılında yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 artışla ortalama 114 dolara yükseldi. Tüm ziyaretçiler açısından ise bu rakam 100 dolar oldu. 2002 yılında 13 milyon olan ziyaretçi sayımız, 2025 yılında 63,9 milyonu buldu. Turizm rakamlarımızın hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. 2026 yılı için hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek. İnşallah bu hedefimize ulaşarak yeni bir rekora imza atacağız.” ifadesini kullandı.
Merkez Bankası rezervi 215,6 milyar dolara ulaştı
Sadece turizmde değil, ekonomiye dair diğer başlıklarda da müspet haberler aldıklarını dile getiren Erdoğan, Merkez Bankasının rezervlerinin artmaya devam ettiğini söyledi.
İktidarı devraldıklarında 27 milyar dolar olan rezervlerin, geçen hafta itibarıyla 215,6 milyar dolara ulaştığını belirten Erdoğan, bunların milletçe herkesi sevindiren, umutlandıran, heyecanlandıran gelişmeler olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan, güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz. Şunu her bir vatandaşımın, özellikle iş dünyamızın çok iyi bilmesini isterim. Hükümet olarak üretenin, ihraç edenin, istihdam sağlayanın yanındayız.” değerlendirmesinde bulundu.
100 milyar liralık finansman paketi
İmalat sanayisini güçlü şekilde desteklemeye devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, geçen haftalarda emek yoğun sektörlere yönelik 2026 yılında uygulayacakları İstihdam Koruma Programı’nda istihdam başına aylık 3 bin 500 liralık desteğin müjdesini verdiklerini anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şimdi de imalat sanayi işletmelerimizin finansmana erişimde yaşadıkları zorlukları hafifletecek yeni bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık, 100 milyar lira büyüklüğünde, uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz. 6 ay anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunulacak pakette finansman maliyeti oranları piyasa şartlarının altında olacak. İstihdam yoğunlukları ile orantılı olarak işletme başına 50 milyon liraya kadar cazip kredi imkanını sunacağız. Finansman paketini aynı zamanda kredi kefalet paketiyle de destekliyoruz. KOBİ’lerimiz teminat sorunu yaşamadan bu kredi imkanına ulaşabilecek. Ayrıca istihdamını koruyan KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığı ile 10 puan indirim imkanı sağlayacağız. Bu destekler ile imalat sanayimize finansmana erişim ve finansman maliyeti konusunda önemli bir kolaylık sağlamış oluyoruz. Yeni kredi paketimiz de hayırlı uğurlu olsun.”
Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu
Erdoğan, “Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür.” dedi.
Suriye’nin 911 kilometre ile Türkiye’nin kara sınırlarının en uzun olduğu komşusu olduğunu hatırlatan Erdoğan, Suriye’nin, bunun da ötesinde çok köklü dini, kültürel, tarihi, ticari ve beşeri bağlarla kardeş bir ülke olduğunu söyledi.
“Dicle ve Fırat ne kadar kardeşse, biz de başta Suriye olmak üzere güneydeki komşularımızla işte öyle kardeşiz.” ifadelerini kullanan Erdoğan, yıllardır Türkiye’nin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevrelerinin bir türlü anlayamadığını dile getirdi.
Biz bölgemizde toplumlararası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde çatışma varsa biz güvende olamayacağımızı çok iyi biliyoruz. Yanı başımızda sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil, Arap, Kürt, Hristiyan farketmeksizin Suriye halkının huzur içinde yaşadığı bir komşu görmek istiyoruz. Tüm çatışma bölgelerinde bunu istiyoruz. Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür.
Suriye halkının önünde artık yeni sayfa açılmıştır. Terörden medet umanlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. Oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan anlaşmanın devam etmesini ümit ediyoruz. Türkiye, bütün kan tüccarlarının karşısında kararlılıkla duracaktır. Hangi inançtan olursak olalım, bizler komşuyuz. Hepimiz asırlardır buradayız, kıyamete kadar da burada olacağız. Başımız dara düştüğünde yine birbirimizin kapısını çalacağız. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız. Pusuda bekleyenleri, elleri ovuşturanları aramıza almayacağız.
Gazze’nin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz, İran krizinin daha da tırmanmaması için neler yapabiliriz bunları değerlendireceğiz. Asrın felaketinin 3. yıl dönümünde Osmaniye’de kardeşlerimizle olacağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin başını öne eğdirmeyecek, şanla, şerefle ve onurlu şekilde bu ülkeyi temsil etmeye devam edeceğiz.

