ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin New York’a götürüldüğü süreçte yaptığı açıklamada, Venezuela’nın petrol kaynaklarının ABD’nin kontrolüne geçeceğini ve ülkenin petrol sektörünü yeniden ayağa kaldırmak için Amerikan şirketlerinin milyarlarca dolarlık yatırım yapacağını söyledi.
ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre, dünyadaki toplam petrol rezervlerinin yaklaşık beşte biri Venezuela’da bulunuyor. 303 milyar varil olarak hesaplanan bu rezerv, ülkeyi küresel enerji dengeleri açısından kritik bir konuma taşıyor. CNN’in aktardığına göre, ABD öncülüğünde planlanan yatırımlar hayata geçirilirse Venezuela, uzun vadede küresel piyasalar için önemli bir petrol tedarikçisi haline gelebilir ve yeni bir üretim merkezi olarak öne çıkabilir. Uzmanlar, artacak arzın küresel petrol fiyatlarını da baskılayabileceğini ifade ediyor.
Ancak sektördeki yapısal sorunlar, hızlı bir toparlanmanın önünde önemli bir engel olarak görülüyor. Altyapının büyük bölümünün 50 yılı aşkın bir geçmişe sahip olması, petrol üretiminin eski seviyelere dönmesinin uzun zaman alacağına işaret ediyor. Dünya’dan Şeyda Karaca’nın haberine göre boru hatları ve rafineri sistemlerinin yenilenmesi ise yüksek maliyetli ve yıllar sürecek bir süreç olarak değerlendiriliyor.
Dev rezerv, sınırlı üretim
Venezuela, kanıtlanmış petrol rezervleri bakımından dünya lideri konumunda olmasına rağmen bu potansiyelin yalnızca küçük bir bölümünü kullanabiliyor. Günlük üretim yaklaşık 1 milyon varil seviyesinde bulunurken, bu rakam küresel petrol üretiminin yalnızca yüzde 0,8’ine denk geliyor. Sosyalist yönetim öncesinde ise ülkenin günlük petrol üretimi 3,5 milyon varile kadar çıkıyordu. Uzmanlara göre uluslararası yaptırımlar ve derinleşen ekonomik kriz, üretimdeki sert düşüşün başlıca nedenleri arasında yer alıyor.
Öte yandan ABD’nin Venezuela’ya ait petrol tankerlerini hedef alması, petrol fiyatlarında kısa süreli dalgalanmaya yol açtı. Bu gelişmeyle birlikte ham petrolün varil fiyatı 60 doların üzerine çıkarken, fiyatlar daha sonra 57 dolar seviyelerine geriledi. Analistler, Venezuela merkezli bu gerilimin küresel piyasalarda kalıcı ve sert bir yükseliş yaratmasının beklenmediğini belirtiyor.
Enerji piyasalarına etkisi sınırlı olabilir
Venezuela petrolü, ABD’de yaygın olarak kullanılan hafif ham petrole kıyasla daha ağır ve kükürtlü bir yapıya sahip olsa da dizel, asfalt ve sanayi yakıtları gibi ürünler için yüksek değer taşıyor. Uzmanlar, Amerikan şirketlerinin Venezuela petrol sektörüne olası yatırımlarının küresel enerji dengelerinde önemli değişimlere yol açabileceğini ancak bunun kısa vadede gerçekleşmesinin zor olduğunu vurguluyor.
ABD’nin Venezuela’ya müdahalesinin enerji fiyatlarına etkisinin belirsizliğini koruduğunu ifade eden analistler, ülkede büyük ölçekli bir toplumsal kriz yaşanmadığı sürece petrol fiyatlarında keskin bir artış beklemediklerini dile getiriyor.
Belirleyici aktör olmak zaman alacak
Analistlere göre, ABD destekli bir yönetim altında Venezuela’nın küresel petrol piyasasında gerçekten etkili bir oyuncu haline gelmesi 5 ila 10 yılı bulabilir. Uzmanlar, ABD’nin geçmişteki rejim değişikliği girişimlerine dikkat çekerek, sürecin başarısı için daha somut ve kalıcı adımların atılması gerektiğini, bu aşamada “her şey yolunda” demek için erken olduğunu ifade ediyor.

