Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tevcih Töreni’nde yaptığı konuşmada, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’i Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirtti.
“Cumhuriyet’imizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kalan ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesini proaktif, atılgan ve girişimci bir anlayışla yoğurarak, dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz. İnsanlığın ortak vicdanını, küresel dayanışma iradesini ve geleceğe yönelik umudunu temsil eden Birleşmiş Milletler’in kurucu değerlerinin 80 yıldır en güçlü destekçilerinden biriyiz. Başta bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere, nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz. Nerede bir acı varsa, dram, trajedi, gözyaşı varsa tüm gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz. Tabii burada değerli dostum Guterres’in hakkını özellikle teslim etmek isterim. Sayın Guterres, 9 yıldır büyük bir başarıyla icra ettiği bu önemli vazifeyi üstlenmeden önce de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran bir siyasetçiydi.”
Diplomasi çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guterres’in Portekiz Başbakanı olarak ülkesinde refahın artmasına ve demokrasinin kökleşmesine eşsiz katkılar yaptığını, yapıcı ve uzlaştırıcı siyaset tarzıyla halkının takdirini kazandığını, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı 10 yıllık dönemde ise yerinden edilenlerin insanlık onuruna yakışır şekilde muamele görmeleri ve korunmaları yönünde üstün gayretler sarf ettiğini dile getirdi.
Erdoğan, diplomasi ve diyaloğun adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yol olduğuna işaret ederek, “Dolayısıyla bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreterin diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak biz de coğrafyamızı topyekün bir felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz. Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
“Büyük bir özveriyle çalıştığına şahidim”
BM Genel Sekreteri Guterres’in çağın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruşun her zaman övgüyle anılacağının altını çizen Erdoğan, insanlık değerlerinin sınandığı bu vahşetin karşısında Guterres’in kendisinden beklenen ilkesel tavrı güçlü şekilde ortaya koyduğunu, Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde iki devletli çözüm yönünde çalışma kararlılığından asla taviz vermediğini belirtti.
Erdoğan, Guterres’in gönlünde müstesna bir yere sahip olan mültecilerin korunmasının ise yakın işbirliği içinde çalıştıkları bir başka alan olduğunu, bunun da hiçbir zaman unutulmayacağını vurguladı.
“Ödül, Gazze’de hayatını kaybeden BM çalışanlarını onurlandırdı”
Dünyanın en zorlu yerlerinde insani yardım faaliyetleri yaptıklarını ve barış gücü olarak çalıştıklarını aktaran Guterres, ödülün aynı zamanda başta Gazze olmak üzere hayatını kaybeden BM personeline verildiğini vurguladı.
Guterres, “Bu ödülün anlamı Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı ve mirasından ayrı düşünülemez. Zorluklarla ve gösterdiği liderlikle Atatürk, barışın şans eseri ortaya çıkmadığını anlamıştır. Barış bir tercihtir. Barış, sosyal uyum içerisinde yer alan ve uluslararası işbirliğiyle gelişen bir tercihtir.” şeklinde konuştu.
BM Genel Sekreteri, Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” sözünü anımsatarak bunun aynı zamanda BM Şartının ruhunu da çok iyi yansıttığını belirtti.

