Piyasalar hiçbir zaman durduk yere çökmez. Kırılma anları piyasalardaki baskı arttığında, borçlanmalar aşırıya kaçtığında veya tüm riskler görmezden gelindiğinde yaşanır. Söz konusu tespit 1 milyonun üzerinde takipçisi olan finans blogu Day Trading’te seslendiriliyor. Makalede 1929’dan 2020’ye kadar piyasalarda yaşanan beş büyük çöküşe dikkat çekildi. Zira bu çöküşler sadece trilyonları silmekle kalmadı, aynı zamanda finansal sisteme yeni kurallar ve güvenlik önlemleri getirdi. Habere göre her bir kriz piyasalarda farklı nitelikte bir iz bırakıyor ve kendisinden sonraki piyasa yapısını şekillendiriyor.
1929 – Kaldıraçları açığa çıkaran çöküş
Büyük Buhran’ı tetikleyen çöküş panikle değil, borç parayla başladı. Yatırımcıların yatırım maliyetinin çok azını ödeyip kalan kısmı borçla tamamlayarak (marjla) hisse alması fiyatları şişirdi. Ancak rüzgar tersine döndüğünde zorunlu satışlar piyasayı %90 oranında eritti. Bu yıkım Wall Street’in kurallarını kökünden değiştirdi. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) kuruldu ve kaldıraç artık bir “risk hızlandırıcı” unsur olarak tanındı.
1987 – Otomasyonun tetiklediği düşüş
“Kara Pazartesi” olarak bilinen günde Dow Jones Endeksi tek seansta %22 düştü. Ortada derin bir ekonomik durgunluk yoktu; çöküş bilgisayar kaynaklıydı. Fiyatlar düştükçe satış yapmaya programlanan algoritmalar düşüşü hızlandırdı. Bu olay sonrası düzenleyiciler, benzer bir serbest düşüşü önlemek için otomatik işlem durdurma (devre kesici) mekanizmalarını devreye soktu.
2000 – Dot-com balonu ve kârsız büyüme
Kâr olmaksızın büyüme vaat eden internet şirketlerine duyulan aşırı iyimserlik, 2000’lerdeki dot-com krizini doğurdu. Sürdürülebilir geliri olmayan işletmelere akan sermaye, beklentilerin gerçeklerle çarpışmasıyla buharlaştı. Nasdaq’ın %80 değer kaybettiği bu süreç, inovasyon ne kadar etkileyici olursa olsun şirket kârlılığı gerekliliğini ortadan kaldırmadığı gerçeğini acı bir şekilde hatırlattı.
2008 – Finansal sisteme yayılan gizli risk
Küresel Finans Krizi, riskli mortgage tahvillerinin güvenli görünen paketler halinde tüm dünyaya satılmasıyla başladı. Ev sahipleri ödeme yapamayınca dev bankalar battı, kredi piyasaları dondu ve hisseler yarı yarıya eridi. Sorun bu kez abartılı risk yatırımları değil, sistemin damarlarında dolaşan gizli kaldıraçtı. Kriz sonrasında sermaye piyasası kuralları sıkılaştırıldı ve bankalara stres testleri zorunluluğu getirildi.
2020 – Pandemi ve en hızlı çöküş
Kovid-19 pandemisi ekonomileri bir gecede durdurduğunda piyasalar tarihin en hızlı şoklarından birini yaşadı. Hisse senetleri haftalar içinde %34 çakıldı. Ancak hükümetler ve merkez bankaları devasa teşviklerle aynı hızda yanıt verdi. Bu süreç, piyasaların ve politika yapıcıların artık çok daha hızlı hareket ettiğini kanıtladı.
Her çöküşün arkasındaki tanıdık model
Bu çöküşlerin hiçbiri tesadüf değildi. Her bir çöküş piyasalara olan güvenin arttığı, riskin sessizce biriktiği ve sonunda bir şeylerin koptuğu tanıdık bir modeli izledi. Tetikleyici her seferinde farklı olsa da yapı aynıydı. Her kriz sistemi yeniden şekillendirdi. Haberde geriye tek bir sorunun kaldığına dikkat çekiliyor: Şu anda piyasalarda hangi risk birikiyor?

